| Murat's profilemorphemePhotosBlogLists | Help |
|
morphemeh@y@t@ d@ir... 8/27/2009 Tekliğine Gözlerim Kapalı, Yüreğim ise AçıkÖzlemini çektim yağmurun her damlasında
Kokunu aldım rüzgarın her esintisinde
Dokunmak istedim doğan her güneşte
Birliğine şahit oldum yokluğunun her gününde
Sesini duymustum isitmezken kulaklarım
Nefesini toprağın derinliğinde hissettim
Tebessümünü bulutların üstünde bildim
Yüreğini sana hasret sevgimle sardım
Hayaline Sarılmak
Seninle olmak
Sen dolu olmak
Bir olmayı dilerken
Gözlerim Kapalı,
Yüreğim ise Açıktı...
5/26/2009 Hiçlikte Elif ile Buluşma...Her söz bir Dua ise,
Dualarımı dolduruyorum seninle... Ülfet olan, Tekliğin temsili, ELİF ile! Elif ile olmak, bunu senden duymak, Aşkların en güzelini senin gözlerinde görerek, Senden öte yaradana senden ötürü şükretmek, Her nefes alış verişinde, Elif dolu hiçlikte seninle... 3/12/2009 Sevgiyi Akıl Edene...Aklı dışarıda bırakan hiçbir insan ilişkisi türü yoktur.
Hiçbir ilişki türü de sırf akıl üzerine kurulmuş değildir.
Öğrendim ki ilişki, dünyanın en zor işidir; ancak "oluruna" bırakılabilir.
İşte “bu işin oluru için” 10 altın öneri:
ELHAMDULILLAH
“İnsanların yola gelmesi senin üzerine borç değil; ancak sana düşen hidayete davettir. Şu kadar vardır ki Allah, dilediğini yola getirir. Malınızdan hayır adına ne harcarsanız hep kendi menfaatiniz içindir. Zaten siz müminler, ancak Allah rızasını gözeterek verirsiniz. Böylece hayra dair her ne verirseniz onun sevabı tam olarak size ödenir. 2/8/2009 Gaye TekÂlemi sen kendinin kölesi kulu sanma
Sen Hakk için âlemin kölesi ol kulu ol Nefsin hevâsı için mağrûr olup aldanma Yüzüne bassın kadem her ayağın yolu ol Garazsız hem ivazsız hizmet et her cânlıya Kimsesizin düşkünün ayağı ol eli ol Allâh için herkese hürmet et de sev sevil Her göze diken olma sünbülü ol gülü ol İncitme sen kimseyi kimseye incinme hem Güler yüzlü tatlı dil her ağızın balı ol Nefsine yan çıkıp da Ka'be'yi yıksan dahi İncitme gönül yıkma ger uslu ger deli ol Güneş gibi şefkatli yer gibi tevâzu'lu Su gibi sehâvetli merhametle dolu ol Gökçek gerek dervişin sanı yoksula baya Suçluların suçundan geçip hoş görülü ol Varlığından boşal kim yokluğa erişesin Sözünü söyle gerçek Hulûsî nin dili ol Mektûbât-ı Hulûsi-i Darendevî 1/29/2009 Canım YanıyorCanım Yanıyor,
Kalsaydın diye söyleyemediklerim,
Gittikten sonra yüreğime ağır geliyor,
Zihnim "Bitsin" kelimesini bilmek istemiyor,
Yaşarken sökülen yüreğim acıyla haykırıyor,
Biz olalım, bitmesin ve her gün yeniden başlasın diye
Özlerken seni, ellerim ellerini arıyor,
Şimdi ise ardından seslendiklerim,
Acı kahvemi yudumlarken boğazıma takılıyor.....
1/27/2009 Canım İstanbulRuhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım... İstanbul, İstanbul... Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik... Bulutta şaha kalkmış Fatih`ten kalma kır at; Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... Şahadet parmağıdır göğe doğru minare; Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?.. Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet; Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet... O manayı bul da bul!
İlle İstanbul`da bul! İstanbul,
İstanbul... Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca`da, yerdedir göklerin derinliği. Oynak sular yalının alt katına misafir; Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir. Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar, Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar... Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi? Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i... Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak. İstanbul,
İstanbul... Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler... Eyüp öksüz, Kadıkoy süslü, Moda kurumlu, Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu. Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından. Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar; Güleni şoyle dursun, ağlayanı bahtiyar... Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan, İstanbul,
İstanbul… ![]() N.F.K. 1/25/2009 Yalnızlığı Denemek7/26/2008 Değnekten Atİki çocuklu bir aile hafta sonunu piknik yaparak geçirmeye karar verirler. Piknik yerine vardıklarında anne yemeği hazırlarken, çocuklar babalarıyla birlikte yürüyüşe çıkar. Uzun bir yürüyüşten sonra oldukça yorulan küçük çocuk yalvarırcasına bakan gözlerle, 'Babacığım çok yoruldum. Lütfen beni kucağında taşır mısın?' der. Baba; 'Ben de yorgunum oğlum' der demez çocuk ağlamaya başlar. Baba tek kelime etmeden ağaçtan bir dal keser. Dalı bıçakla biçimlendirip, çocuğa zarar vermeyecek biçimde yontar. Sonra dalı oğluna verir. 'Al oğlum, sana güzel bir at' der. Çocuk sevinçle dal parçasından yontulmuş ata biner ve sıçrayarak, ata vurarak annesinin yanına doğru gitmeye başlar. Babasını ve ablasını geride bırakmıştır bile... 'İşte yaşam budur kızım. Bazen zihnen ya da bedenen kendini çok yorgun hissedeceksin. İşte o zaman kendine değnekten bir at bul ve neşe ile yoluna devam et. Bu at, bir arkadaş, bir şarkı, bir çiçek, bir şiir yada bir çocuğun tebessümü olabilir.' Değnekten atınız hiç eksik olmasın. :)))
7/10/2008 hEr KaLpTe YaRa VaR.....11/7/2007 Başarı & BaşarıBaşarı deyince aklımıza farklı şeyler gelir.
BAŞARI ; Sık sık gülmek ve çok sevmektir; Dürüst eleştirmenlerin onayını almak; sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktır; Güzeli sevmektir. Karşılık beklemeyi hiç düşünmeden kendiliğinden vermektir; Geride ister sağlıklı bir çocuk, ister kurtarılmış bir ruh, ister bir parça yeşil bahçe, ister iyileştirilen bir sosyal durum bırakarak dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır; Kendinden geçerek şarkı söylemektir; İşte bu BAŞARILI olmaktır.
10/11/2007 En Güvenilir Yerin Yüreğin...Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma..
kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de.. unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. yolcuya bakıp, yolunu tanıma. yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal “en doğru yol: en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar. onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. aldırma…. ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardır. gerçek aşık olanlarsa, dikenini de sever. dostum, yollar yürümek içindir. fakat, şu gerçeği de hiç unutma: yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir. yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları, yoldan metafizik uyuşturucularla keyif çatanları, tel örgülerle çevirdiği yolu kendisine zindan edip volta atanları, maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı gidip, 50. metrede yola yatanları, yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zor atanları, yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları, ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları, beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin. aldırma, yürü. göğsüne yüreğinden başka muska takma. vahiy haritan, nebi kılavuzun, akıl pusulan, iman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, ahlâk karakterin, edep aksesuarın, merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun. doğru yol: insanların çoğunun gittiği yol değildir, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur. yolda vereceğin her molayı öz eleştiri durağında vermelisin. unutma, tevbe özeleştiridir. her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir. yön tayini sık sık gerekli olabilir. “haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir...” HC 10/6/2007 İşte Mutluluk...Evini bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsan, Bir çok arkadaşın var demektir.
Faturalarını ödeyebiliyorsan, Bir işin var demektir.
Pantolonun biraz sıkıyorsa, Aç kalmıyorsun demektir.
Gölgen seni izliyorsa, Güneş ışığını görüyorsun demektir.
Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan, Yürüyebiliyorsun demektir.
Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan, Konuşma özgürlüğün var demektir.
Yanındaki adamın sesinden rahatsız oluyorsan, Duyuyorsun demektir.
Camları silmen, çatıyı onarman gerekiyorsa, Bir evde yaşıyorsun demektir.
Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa, Isınıyorsun demektir.
Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa, Yığınla giyeceğin var demektir.
Çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa, Yaşıyorsun demektir.
Aksamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa, O gün üretici olmuşsun demektir.
VE
TÜM BUNLARIN FARKINA VARABİLİYORSAN MUTLUSUN DEMEKTİR…
MUTLULUK…
Sorunsuz bir yaşam değil, Onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir. :))) 7/10/2007 Karışmasın Kimseler...Ah, dayan
Bırak yollar girsin aramıza Söz sana başka bir ten giremez koynuma Geçer zaman Durmaz, akar kör kuyuya Ben beklerim Yenik düşmem ucuz oyunlara Dayan..üzülme Sen meleğim Hiç durmadan ağlardın, niye Gitme demedim Bağlanmaktan korkarsın diye Can yeleğim Karışmasın kimseler bize Gör beni Körelmesin kalbin uzaklarda Hiç düşünme Mühür vurdum dudaklarıma Dayan..üzülme Sen meleğim Hiç durmadan ağlardın, niye Gitme demedim Bağlanmaktan korkarsın diye Can yeleğim Karışmasın kimseler bize Karışmasın, konuşmasın Dokunmasın kimseler bize Gel artık, vakit geldi Canıma yetti, özledim çok... gRiPiN 6/13/2007 You'e BeautifulMy life is brilliant. JB 6/12/2007 Söylemeye Zamanı Olmayanlara...Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet. ''Sana ihtiyacım var, gel!'' diyebilmekmiş güçlü olmak. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak. Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş. Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım... Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım... Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş... CAN YÜCEL 1/27/2007 Otuz YılTam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum;Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...
NFK 1/16/2007 Sevgilerde...Sevgileri yarınlara bıraktınız,
Çekingen tutuk saygılı
Bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı;
Bitmeyen işler yüzünden
( Siz böyle olsun istemezdiniz )
Bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
Kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitte bir sevgiyi söylemek
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk geçeceği,
aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde açan çiçekler vardı
Gecelerde ve yalnız
Vermeye az buldunuz yahut
Vakit olmadı...
B.N 11/29/2006 Vefa Nedir ?TDK sözlüğünde veciz bir şekilde ifade edildiği gibi bir “sevgiyi sürdürme ve sevgi bağlılığı” mıdır gerçekten?
11/25/2006 Ne Pişmanlık Ne de İsyan, Derinden Bir 'KEŞKE' dir İnsan..."Keşke"lerden korkarım... H.B. 5/27/06 10/25/2006 gerekAyrılık bir yerde ne güzeldir...
Bu denlimi güzel olur ve bu denlimi lezzet verir?
Kısa bir sürede olsa kavuşmuşluğun izlerini taşırken.
Hiç ayrılmadığımın farkına varıyorum;
Sana hiç ulaşmadığım ,
hiç kavuşmadığım,
hiç dokunmadığım halde anlıyorum,
Anlıyorum ki seni sensiz yaşamak gerek;
Seni yoklukta hissetmek,
gözyaşı ile dilemek, tebessüm ile özlemek,
ve
uzaktan sevebilmek.
Belki de bu olsa gerek;
Hayatın güzellikleri ile yetinmek
Seni sensizlikte değer verebilmek
Güzel olana senin olmadan güzel demek... 10/23/2006 Hayata d@irBir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, otobüsten; yürümeli eve kadar, 10/4/2006 IskalananlarHep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, "Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast love"...
Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar...
Buna benzer bir odada; şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar,
Size Sesleniyorum!
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten
ya da
Hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm Kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
Koklamak, duymak, dokunmak yok mu yaşam skalanızda?
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?
Müşfik KENTER 9/22/2006 İnsan değilde ağaç olsam...İnsan değilde ağaç olsam,
Dallarımın arasından rüzgarlar esse,
yapraklarım, çiçeklerim, meyvelerim olsa!!
Mevsimleri yaşasam
Köklerimle toprağın derinliklerine sarılsam
Kuşlar konsa dallarıma yuva bile yapsalar
Böcekler karıncalar yollansalar içime...
Çürütseler aralarımı
Ballarım sakızlarım olsa
Gövdeme bir insan yaslanıp uyusa
Ben bunları hiç bilmesem sadece ağaç olsam....
Erkan Oğur 9/13/2006 uyumak istiyorum...İki yıldız arası göğe asılı hamak...
Uyku, uyku... Zamansız ve mekansız, uyumak. Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı; Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı. İlgisizlik, herşeyden kesilmiş ilgisizlik;
Bilmeyiz ki, en büyük ilme denk bilgisizlik. Usandım boş yere hep gitmelerden, gelmelerden;
Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden! Göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık;
Kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık. Bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri;
Raflarda toza batmış peygamberden bildiri. Her gün yalnız namazdan namaza uyanayım;
Bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım! Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla!
NFKYaşaya dursun insan, hayat dediği zanla... |
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|